Bir Teşekkür Mektubu

Giriş 20. Nis, 2012 by - Blog - 3.730 kere okunmuş

Kanepede yazarken rahat edemediğimi anladım, gittim bir elektrikli sandalye satın aldım! Şöyle denize nazır elektrikli sandalyeme yayıldım, şimdi azıcık cereyan lazım!  Zihnime biraz masaj yapsın. Yazarken elektrikler kesilmez umarım. İdamlık cümleler kurarsam da voltaj yükselmez umarım! Sözcüklerimi hece hece doğramak içinde bir giyotin satın aldım, bugün hiç fuzuli masraf yapmadım, yaşasın?

Çekirdek kabuğuna binmiş karıncaların denize açıldığı koylardayım. Diksiyonu bozulmuş rüzgarların tam ortasındayım! Yine sabahın yolunu gözlemeye başladım, yeni günü yine bir cümle içinde selamladım ve gecenin sırtını tırmalayan bir kedi yavrusunun patilerini alkışladım. Bir yandan kediden köşe bucak kaçan geceyi uğurladım, öte yandan bir piknik sepeti hazırladım?

Azıcık evvelde anılarımın otobiyografisine göz attım. Küçükken salıncaklara, saklambaç oynarken de çimenliklerin arasına sığamazdım. Çocukken okul sıralarına, iki rakamlı yaşların ilk yıllarında da satranç masalarına sığamazdım, hamlemi yapardım ve masadan kalkardım. Meridyenden meridyene seksek oynardım ve dönüp son hamlemi yapardım. Bugünde sözcüklerle bir hamle yaptım ve artık gecelere de sığamamaya başladım! Yaşasın?

Dünyaya da sığamadığım zamanlar yaşamıştım, Halley?e haybeye mi otostop çektim sandın cancağızım. Sanırım 76 model bir kuyruklu yıldız almalıyım ve çekirdek kabuğundan sandallar yapan karıncalara akıl danışmalıyım. Belki kağıttan gemiler yapar okyanuslar aşarım ama bu sabah kırlara yayılacağım, rüzgarların çimenlerle dansına katılacağım, sırtımı toprağa yaslayacağım ve çimenlere boyanacağım. Ellerime toprağın kokusu ezberletmeye çalışacağım?

Rotamı önce sahil şeridine çeviriyorum, gitarımı da yanıma alıyorum ve üzerine şiirler yazılmış banklardan birine kuruluyorum. Şamandıraların ardında yalpalayan balıkçı takalarını izliyorum, suyun gücüne ayak uyduruşlarına bayılıyorum.  Kıyıya vuran dalgaların yorgunluğuna, soluklanışlarına tebessümlerimi ikram ediyorum ve boynumda rüzgarın Vivaldi çalan parmaklarını hissediyorum, kulağımda uğuldayan tınılar kusursuz bir klasik yorum?

Gökyüzünü parselleyen göçebe bulutları da izliyorum, yolları açık olsun ve ?K? noktasında günün ilk sigarasını yakıyorum. Bırakamadım gitti şu mereti diye kendime azıcık söyleniyorum ama olsun kendime o kadarcık kusurum. Boğaziçi?nde yıkanan günışığını izliyorum ve deniz kıyısında güneşlenen karıncaların kurduğu sofraya 13 çekirdek kabuğu bırakıyorum. Tabiata şükranlarımızı sunmanın bin bir yolu var biliyorum ama bu benim yolum, onurla yürüdüğüm, başım dik yürüdüğüm?

Yüreğimin bana çizdiği yol ve gönlümdeki sonsuz sevgiyle düğümdüğüm yürüdüğüm? 

Şimdi gitarımı kucaklamayı düşündüm, ona sımsıkı sarılmayı ve ona teşekkür etmeyi! Üzerimden hayatın yükünü aldığı için, benimle gecemi gündüzümü paylaştığı için. Mutlu zamanlarıma tanık olduğu için, zor zamanlarıma yoldaş olduğu için. Her sıkıntımda derdimi dinlediği için, benimle şehirler dolaştığı için, benimle denizler aştığı için, benimle her sahneyi paylaştığı için, en yüksek desibellerimde ve unplugged gecelerimde hep boynumda hep koynumda olduğu için, saray sahnelerinde, saray bahçelerinde, çalınabilecek en zarif yerlerde bana yoldaş olduğu için sevgili gitarıma bir teşekkürü borç bilirim?

Zaten uzun zamandır ona bir teşekkür mektubu yazmak istemiştim ve şunu da eklemeliyim; Sevgili gitarım, Beyaz Lotus çiçeğimi kıskanmadığın için de sana teşekkür ederim. Beyaz Lotus çiçeğime yazdığım tüm şarkılarda kullandığım yıpranmış, yaşlanmış, paslanmış telleri de bir köşecikte sakladığımı iyi bilirsin?

Sevgili gitarım, seninle birlikte çekirdek kabuğunda denize açılan karıncalar kadar mutlu günler geçirdim?

Ve kaderim, bana aşkların en zorunu ama en özelini, en güzelini yaşattığın için sana da minnetlerimi iletirim?

Ve yüreğim, her hücrenle sevdama sahip çıktığın için sana şükranlarımı iletirim?

Gitarım, kaderim ve kalbim, sizlere canı yürekten teşekkür ederim?

 

B&B

4 Yanıt - “Bir Teşekkür Mektubu”

  1. Nihal 20 Nisan 2012 - 15:20 #

    Okudukca icinde yasamaya basladigim yazilar var askina gitarina ve kalemine sahip cikmani hayatina her gun daha da renk katmani dilerim bana gelince ben sadece bu yazilari okuduguma tesekkur ederim.

    • B&B 20 Nisan 2012 - 21:39 #

      Temennilerinizdeki içtenlik için size çok teşekkür ederim. Sanatın zarafetini, sözcüklerin asaletini, portelerin inceliğini meskeninizden eksik etmeyin. İç dünyanızdan yola çıkan her hayalin gerçekleşmesini dilerim. Mutluluğun okyanusunu kulaçlayın her daim…

  2. Agrap 21 Nisan 2012 - 15:24 #

    Kendine yaptığın zırhlar güzelmiş.Teşekkürle hepsinin yüzünü güldürmüşsün.Güzel bir öğreti aslında:).Çocukların erişebildiği yerde muhafaza edilmeli…

    • B&B 22 Nisan 2012 - 12:25 #

      Yüreğinin tüm coğrafyasında sonsuz bir sevgi varsa, yaşamın her kulvarında yaşattığın sonsuz bir AŞK varsa zırhlarını kuşanırsın hayata, muhafız olursun sevdana! İşte bu yüzden her şey muhafazam altında…
      Zırhlarımdan sadece gitarım el yapımıydı, ötesi Tanrı vergisi, sevgi gibi, yürek gibi! Hayatın tuhaflıklarından muhaf yaşamak gerekli, belki her şey çocukların uzanabileceği yerlerde değildi, tıpkı sevgiye büyüklerinde her daim erişemeyişi gibi!…
      Denizler altında 20.000 fersah derinlikte de olsa aşkı bulup çıkarmak gibi sevdim sevgiliyi! Sevginin bağımsızlık bildirgesini yazar gibi yazdım portelerimi. Yüreğin sevginin hürriyetine inanan bir gönül elçisi değil mi?…

Yorum Bırakın