Büyüyünce Ne Olacaksın?

Giriş 05. Şub, 2010 by - Blog - 2.045 kere okunmuş

Küçüktüm, ufacıktım! Neredeyse atlıkarıncadan yeni indiğim yıllardı. Hani şu Pazar sabahlarının Western kuşağı ve John Wayne yüklü zamanları, Lunepark yılları! Nasıl anlatsam, ?öğretmen mi olsam, doktor mu olsam?? dediğimiz, hani şu ?seviyor, sevmiyor? sorusundan ve açılan papatya fallarından bir önceki chapter*, hani şu içinden çıkamadığımız sayısal denklemlerden bir önceki aşamalardan bahsediyorum. Resim defterimize karaladığımız her Cin Ali?yi sevgili Monalisa?ya layık gördüğümüz Adem ile Havva bu olsa gerek, dur hadi birde şuracığa Amasya elması çiziyim dediğimiz yıllardı.

İşte bu zamanların birinde kritik bir suale cevap bulma sırası bizzat bana gelmişti, o kaçışı olmayan soruyla sınıfın tam orta yerinde kucaklaştım. Sıkıcı bir resim dersi eşliğinde karşı yönden gelen öğretmenimin subdominant sorusu; ?Oğlum! Büyüyünce ne olacaksın??

Çalkalanmıştım, ?Kalbim iki ortalı bir müzik defterinin arasına sıkıştı hocam!? diyemedim, hazırlıksız yakalanmıştım bu soruya, gök gürültüsünden önce yağmura tutulmak gibi. Bir an önce bütün şıkları gözden geçirip bir yanıt vermem gerekiyordu ama zaten vermek istediğim cevabı biliyordum ve açtım ağzımı yumdum gözümü;

Ne mi olmak istiyorum! ?Teneffüs zili! Teneffüs zili olacağım öğretmenim!? dedim. ?Bulunduğum yerdeki herkesi mutlu etmenin tek yolu buymuş gibi görünüyor hocam!? diye de ekledim tabi ama bu ikinci partisyonu kısık bir sesle ?piano piano? söyledim. Malum o sıralar beni koruyacak iki muhafızım yoktu ve bir çarpışmanın izlerini taşımak istemiyordum!

Şimdi okul sıralarından çok uzaklarda bir yerlerdeyim. Bazen düşünüyorum da her daim teneffüs zili tadında bir ses aramışım şu hayatta, belki de bu yüzden ceplerime bir ada sığdırmışım ve evet blues bana bugünde geç kalan bir teneffüs zili tadında çalıyor! Bana şu güzelim Blue Island Paradise?ı her gün sil baştan keşfettiriyor ve ben yeniden b.i.p?liyorum! Bu defa başucumda çalan bir başka şarkı bunları yapıyor bana ve şu mısraları fısıldıyor kulağıma;

Bu bir erkeğin dünyası ama hiçbir şey yok
Bir kadın bir kız olmadan hiçbir şey yok!
Görüyorsun caddelerde bizi alması için arabalar yaptılar
Ağır yükleri taşıması için trenler yaptılar
Bizi karanlıktan kurtarmak için elektrikli lambaları
Sular için botları yaptılar, Nuh?un gemisi gibi
Ama hiçbir şey yok, bir kadın ya da bir kız olmadan?

Bir adam, evet tanıdık bir dünyadan bahsediyor bu sözlerde. Onun kendi dünyasından, hepimizin dünyasından. Kim bilir, belki birileri de ona çocukken ?Büyüyünce ne olacaksın?? diye sormuştur! O da belki katedraldeki bir çan?dan bahsetmiştir, velhasıl etrafına toplayacağı insanlardan, belki Gospel?dan, belki blues?un işbirlikçisi Soul?dan söz etmiştir! Kesin olan bir şey var ki bu kişi It?s a man world‘ de gereken her şeyi bir kalemde, bir nefeste söylemiştir! Peki kimden mi bahsediyorum? James Brown?dan elbette?

B&B

Yorum Bırakın