Cebimdeki Ada

Giriş 02. Şub, 2010 by - Blog - 3.513 kere okunmuş

Bugün cebimdeki ada?ya gidiyorum!

Bir haritaya, bir Harley?e ve bir tabelaya ihtiyacım yok! Şu enlemsiz boylamsız kalbimin korunaklı bir yerine sürüyorum aklımı ve en kestirme yoldan kıyıya çıkıyorum. Yıllar evvel bir isim verdiğim yere; Blue island paradise!

Ben oraya kısaca ?b.i.p.? diyorum! Lakin oradayken yaptığım tek şey biplemek.

Peki ama nedir bu b.i.p. ? Evet ses çıkartan bir şey ama tam olarak nerede ve nasıl bir ses çıkarıyor inanın 90?lı yıllara kadar bende pek bilmiyordum. Sadece bulunduğum civarda duyduğum bir şeydi. Kendimi ele vermek gibi olacak ama o yıllardan sonra hiç olmadık zamanlarda, hiç olmadık yerlerde bipliyorum. Hele ki gizli saklı bir göl kıyısında, şehrin gürültüsünden uzak dingin bir gecede, daha çok yıldızın suya düştüğü unplugged bir ortamda biplediysem değmeyin keyfime.

Geçen akşamda saat 23 sularında Kalamış parkında bir başıma yaşlı bir bankta bipliyordum. Karanlığın içinden bir yabancı ?Bu ses de nedir!? diyerek yamaçlarıma yanaştı. Hocam adın ne, nerelisin, ne güzel azur mavisi bir akşam derken ağzımdan kaçırıverdim. Issız adalıyım dostum dedim, Blue Island Paradise?dan geliyorum. Daha doğrusu gündelik hayatımdan arttırdığım zamanlarımı orada geçiriyorum.

Anlayamadım orası da neresi dedi yabancı! Anlatayım istedim; içindeki suların çekildiği bir gel-git düşün dedim, ya da su gibi ezberlediğin bir hayalini. Hani bir gün şu ıssız adaya bir uğraman gerekirse yanında götüreceğin 3 şeyi düşün. Eksik gedik bir şeyin olursa da beni bul, Blue Island Paradise orası ve ben oralarda bipliyor olacağım dedim, gülüştük?

Evet, bir şeyler uğruna gündelik hayatlarımızdan arttırdığımız zamanlar var. Bir şeyler uğruna Blue Island Paradise?ın yolunu tuttuğumuz, solo ya da koro halinde biplediğimiz zamanlar var. Kimilerimiz oraya giderken yanında şemsiyesini, kimimiz oltasını, kimimizde uçurtmasını götürüyor.

Kimilerimizde yanına önce hammond?ını, kimilerimiz bagetlerini, kimilerimizde trompetini, gitarını, mikrofonunu ve blues?unu yanına alıyor! Tıpkı vaktiyle El Mocambo?nun yoluna düşen Stevie Ray Vaughan gibi, tıpkı Chicago blues festivalinde sahnesini bekleyen caz tınılı bir piyanist gibi, tıpkı si bemol tenor?dan seçtiği saksafonuyla New York metrosunda gürleyen bir yabancı gibi, blues ile süslü ortamlar yanaşıyor aklıma!

Şimdi izninizle ben yine bir bipleyip geleceğim. Ruhumu kargoyla önden postalamıştım, Ms.Telecaster 97?s ile birlikte bir koşu onu adaya varmadan önce yolda yakalamalıyız. Son olarak Blue Island Paradise diyorum!

Orası hepimizin harikalar diyarı, hem Alice?de orada! John Lee Hooker bile oradaydı, o yanına ne mi almıştı? Söyleyeyim; ??One bourbon & One scotch & One beer?? İnanmıyorsanız lütfen aşağıya bakınız! İspatını oraya iliştiriyorum?

Şimdi izninizle ben yine biraz bipliyorum?

B&B

4 Yanıt - “Cebimdeki Ada”

  1. RiL__ 10 Şubat 2010 - 20:25 #

    cok yalın anlatılmıs,zevkle okudum …gercekten Blue Island Paradise?in tadına vardım …

    Blue Island Paradise’de b.i.p lemeye devam etmelisin …yüregine tesekkürler B&B…

    • B&B 11 Şubat 2010 - 03:48 #

      Çok teşekkür ederim. Evet, gündelik hayatımdan arttırdığım zamanları blue island paradise?da geçirmeyi seviyorum ve orada birkaç nota biriktirmeyi. Bugün de b.i.p?e taşınmak için güzel bir gün?

Yorum Bırakın