Mayış Mayıs Mayış

Giriş 29. May, 2012 by - Blog - 2.664 kere okunmuş

Tabiata saygımı takdim ettikten sonra, karınca yuvalarına erzak dağıttıktan sonra, işçi karıncalara küp şeker ikram ettikten sonra, kraliçe karıncaya ayçiçeği sunduktan sonra, gökyüzünde zikzak çizen martılara, Hezarfen?e nazire yapan martılara ıslak ekmek ısmarladıktan sonra sıra geldi Nuh?un gemisine kumanya taşımaya! Çekirdek kabuğundan minyon gondollar yapan marangoz karıncalarla yada kağıttan gemiler yaptığım bir mecmuanın sırtında, müsvedde kağıtlarla yamadığım kamaralarda, saman kağıdından inşa ettiğim katamaranımla veyahut A.Ş.K bandıralı kulaçlarımla ufka ve umuda yolculukta son noktaya, sıra geldi Nuh?un gemisine öteberi taşımaya?

Sonrada İspanyol paça bir pantolonla ve Lotus adımlarımla bir çırpıda Kilimanjaro?ya! Yüce dağların sopranosuna bir konçerto sunmaya. Yürüdüğüm her yolu Lotus baharıyla donatmaya, artakalan vaktim olursa da yol dosdoğru Kripton?a! Superman?in pastoral diyarından uygun fiyata kelepir ama defosuz bir pelerin satın almaya. Kripton?daki semt pazarına ve mağazalara göz atmaya, hatta sokak tezgahlarına ve işportacılara. Oradan da sıkı bir ?U? dönüşü yapıp paralel dünyaya yada meteorların vızır vızır gezdiği uzay boşluğunda, göktaşlarının asfaltsız otobanında, yıldızların hizasında ve Ayrton Senna?nın anısına azıcık sürat yapmaya ama önce iki cümle soluklanmak maksadıyla attım kendimi şuracığa, sözcüklerimin konağına, blogal dünyama?

Deli gömleği giymiş kelimelerimi saçtım paragraflara, tamda öğle sıcağında kısa kollu ve ?V? yaka imlalarımla düştüm yeniden iç dünyamın kasissiz yollarına. Yazdıkça düşünüyorum da bazen sözcükler bir paratoner! Anlamlar yıldırımları misafirliğe davet eder, ahkamlar şimşekleri üzerine çeker. Susmaya çalışırsın küçük harfler büyük isyanlar eder, susmaya çalışırsın gök gürler! Yazmaya kalkarsın her satırbaşına yıldırım düşer, şimşekleri giyinir harfler! Anlamlara bekçilik ederken heceler bir ateşböceği misali aydınlık saçar tüm harfler. İşte öyle zamanlarda imdadıma yetişir porteler ve sözcükler notalarla taçlandırılmaya değer?

Bazen de enstrumentaldir günler, tek söz etmezler ama yarınlar uğruna bir müzikal icra eder günler, umuda seferberlik ilan eder takvimler…

Gramafonumun koynundaki plakta klasikler çalmakta ve sokakta mayıs mayışmakta! Mayış mayıs mayış diyorum ona, istirahat etmeye çalış, pek parlak bir fikir olmasa da bu yılda aramızdan ayrılmaya alış mayıs alış diyorum ve yol açıklığı diliyorum mayısa?

Tamda o anda kelebekler konuyor balkonda mışıldayan gitarıma, kanatlı sanatçı diyorum onlara da, kelebekler kanat çırptıkça gitarımın tellerinde oluşan rezonansa kelebekçe bir beste diyorum ve alkış tutuyorum ayakta kanatlı sanatçılara. Kelebekler bestekar uçuyor buralarda. Bayılıyorum balkondaki kelebeklerin bandosuna, bayılıyorum gitarımın omzuna güvenle konuşlanmalarına ve bir ninni mırıldanıyorum kelebeklere saygı kuşağı babında?

Dandiri dandiri dastana demez bu ninni

Kimisi köy ekmeği sever, kimisi fırında mücevheri!

Dandiri dandiri dastana demez bu süvari

Hayatla üç günlük kontratı olan kır kelebekleri

Ne yapsın hafta tatilini, ne yapsın mukaveleyi

Kelebeklerin ikramiyesi Tanrı vergisi kanatlarında gizli

Heykeli dikilesice kelebeklerin valsi öyle güzel ki

 

Kelebekler Sanatkar Uçar ? B&B

Ürkütmeden kelebekleri, tabiatın masumiyetini attım balkona kendimi. Gökyüzünde kül rengi bulutların defilesi, catwalk catwalk yürüyen bulutların ayak sesleri ve koyu gri kıyafetleri yağacak yağmurun habercisi. Memleketteki koyu gri giyimli bulutların alayının tayini bu kente çıkmış sanki. Şimdi hudutları pasaportsuz geçen bir rüzgar esti ve yine Boğaziçi?nin içi titredi, rüzgarın sesi titredi ve bir Harley misali gök gürledi! Rüzgarın elinde yelpazesi, dizlerinin bağı çözülmüş kelebekler misali yürümektense uçmayı yeğledi rüzgarın sesi, bir hışımla esti ve kendine çekti beni Tornadoların ortanca esintisi. Attım sokağa kendimi ve yağmur indirdi, almadım yanıma şemsiyemi. Oysaki gitarımın nabzında meditasyon yapan bir kır kelebeği aklınca bana bir akıl vermişti, aynen şöyle seslenmişti;

Pratik olmak lazım bu çağda, yağmura şemsiye açacağına miğferle çık sokağa! Gökten ne düşeceği belli olmaz buralarda?

Bu adam inatla almadı yanına şemsiyesini, miğferini. Yağmura şemsiye açacağıma şapka çıkardım bulutlara! Dans ettim yağmurun altında bir ilkbahar tangosuyla, mor damlaların familyasıyla. Gökten reçetesiz yağarken şifa ve toprak nefes almaya çalışırken asfaltın altında dans ettim mor yağmurun kollarında ve bir düş kurdum tamda ?K? noktasında! ?Düşler yarını temsil eder? diyen bir şarkım kalmış dudaklarımda, ruhumun yürüyüşe çıktığı bulvarda, iç dünyamın mütevazi tabiatında ve ıslığımda?

Zihnin ulaştığı yerlere eller ulaşmıyorsa bir eksiklik vardır atılan adımlarda, sırf bu yüzden Lotus adımları attım hayata…

 

B&B  

2 Yanıt - “Mayış Mayıs Mayış”

  1. Nihal 30 Mayıs 2012 - 21:24 #

    Daimi nice Lotus adimlarina, yagmurun bereketi ve morun dusunce gucuyle guzel bir sevgi butunleniyor. Bir de hayallere acilip daglari asiyor. Cok anlamli okudukca kelebeklere ozenir oldum.

    • B&B 21 Haziran 2012 - 00:38 #

      Artık Haziran kelebekleri uçuyor ama vals duraksamıyor ve bu adam Lotus adımları sizin de pusulanız olsun diliyor… Hayaller gerçeğe ne kadar erişmek istediğimizi sınıyor, hepsi bu…

Yorum Bırakın