Lal Devri Senfonisi

Giriş 13. Şub, 2012 by - Lotus'un Papirüsleri - 3.601 kere okunmuş

Yeni güne erkenciyim yine, şafağa yelkenciyim yine, aldığım her nefesin hakkını vermeye davetliyim yine, bugünde hayattayım işte ?AŞK? ile ve park edecek bir köşe arıyorum pencere önünde. Işıktan hızlı ilerliyorum ama meleklerden yavaş! Park edecek bir yöre arıyorum kusursuz bir güzelliğe, rimelsiz resimlerine, tertemiz tebessümüne, şiirlerine ve sözcük sözcük yağan kar tanelerine?

Bak kar yağıyor işte yine! Şafak vakti geldiğinde gökyüzünden yeryüzüne sema ede ede inen birer semazendi kar taneleri. Rüzgar ise ney üfleyen bir neyzen misali ve ?tir tir? titreyen serçelerin hariçten gazelleri! Üşüyen kış sözcükleri ile birlikte ışıyan bir kış güneşi ve gönlümün katibi yine yüreğimdeki sonsuz sevgi, son söz sevgi!

Ne de olsa bugün günlerden Bukowski ve dışarıda bir kış güzelliği sarıp sarmalıyor tüm şehri. Kar taneleri güneşin hareleri ile bayramlaşıyor sanki. Doğa?nın elleri yine bu kenti kar taneleri ile süsledi. İstinyeli martıların şehri bir ?Kardan Madam? sanki, beyaz bir gelinlik giydi ölümsüz aşkların kenti ve lal meltemleri suskunluğumun katibi olmuş sanki?

Kar tanelerinden önce, elyazması takvimime göre, Lotus takvimine göre aşkın doğumgününde ?11 Lotus 2009? tarihinde, gün batarken bu kentte saat 17.52 de, sonsuz aşkın varlığına kanıt olsun diye, aşk ile çarpan iki selvi yüreğe tanık olsun diye, aldığımız her nefeste yoldaşımız olsun diye, meleklerin nezaretinde, rüzgarların refakatinde ve bir sanduka içerisinde, bir al yazma içerisinde gökten iki alyans düşmüştü yeryüzüne, İstinyeli martıların şehrine, sen varsın diye!

Olur mu öyle şey deme, oldu bile! Bal gibi de oldu işte, aşk bir mucize göstermişti sevgimize, diğer iki mucize yüreğin ve yüreğim diye gökten iki alyans düşmüştü yeryüzüne! Bu kentte her şey yaşanabilirdi o günlerde, hayat bile! Aşk var diye ?Hayat? bile yaşanabilirdi bu şehirde, çivit mavisi kır kelebekleri faytonlarımızı çekerken gökyüzünde, trafik bile trajik bir dehliz halinde akmazdı bu kentte, sen varsın diye! Ötesini biliyorsun işte, aşk ile çarpan iki selvi yüreğe yoldaş olmak istercesine ?Hasret? düştü yeryüzüne, ?Sadakat? düştü yeryüzüne, ?Gözyaşı? düştü yar yüzüne!

Şimdi belki de karakış diye, yer gök boran diye, belki hasret dile geliyor diye! Belki şömine alevini bile reddediyorum diye, belki üşüyorum belki de haliyle üşütüyorum diye! Belki sessizliğimin içinde ?tir tir? titriyorum diye, yüreğimden gayrı her sıcağa rest çekiyorum diye, belki de vaktinden önce genç bir melek defnoluyor diye, az önce azıcık önce zarif ellerinin kültürü ile, naif yüreğinin sadakati ile ?1570? sevda kandili daha yaktın güz yüreğimde!

Bilmediğimi zannetme, görmediğimi zannetme! Hissetmediğimi düşünme, bunu aklından bile geçirme! Tut ki üşüyorum işte, aralık bıraktığın bir hüzün penceresinde, lal meltemleri estiğinde titreye titreye bir ?Lal Devri Senfonisi’ besteliyorum yine, sensizliğimin bahçesine, bir maharra kirişine sevgimi nakşediyorum yine ve bil ki gönlümün ısısı ?+13? derece mertebesinde. Yeter ki umudumun kandillerine üfleme!

Okuyorsan benim içinde bugün gülümse, hadi şen ver yine gamzelerine, ömrün tek bir saniye ilişmesin hüzne, ben sırtlarım o hüznü de, tebessüm yanaklarına üşüşsün bugünde?

Beyaz Lotus çiçeğime, sonsuz sevgilerimle????.

 

B&B

4 Yanıt - “Lal Devri Senfonisi”

  1. Valaria 21 Kasım 2014 - 17:26 #

    Okuyamadığım
    yazılarından biri daha..
    “Bukowski” etiketi sayesinde gördüm ..
    Mavi Kuş nerelerde bilinmez ama ,zaman kar taneleri gibi..

    • B&B 21 Kasım 2014 - 23:36 #

      Bazen kent uğultusuna bir Türk kahvesi molasıyla ara veririm ve ardımda bir şehir bırakıp haritaların göstermediği yerlere giderim. Düşerim patika yollarıma,tüm seslerin nüansını,her titreşimin dozajını sıfır desibele indirgeyene dek yürürüm sessiz notama…

      Gezintimin en güzel yerinde olsam bile,o an şarkılarımı yine içimden söylerim,şu Mavi Kuş’un cıvıltısını duyabilmek için.O’nun aslında hala hayata şakıdığına tanık olabilmek için…

      Sonrada O’na bir film adıyla seslenirim;’Dönersen Islık Çal’derim ve duyar O beni bilirim.Yaklaşmakta olan kar taneleri gibi döne döne ‘DÖNECEK’ gökyüzünden yeryüzünde bir yere,eminim.Bu havadisi müjdeledi taklacı güvercinlerim!…

  2. valaria 24 Kasım 2014 - 11:51 #

    KIZ KULESi’ne..

    • B&B 24 Kasım 2014 - 12:17 #

      Derin mesele, sükun yinede. Boğaziçi bile işin içinde. Martılar, rüzgar yönünde bir çizik atarken Galata Kulesi’ne de, derin mesele.

Yorum Bırakın