Sonbahar’a İliklenmek

Giriş 08. Eyl, 2010 by - Lotus'un Papirüsleri - 12.261 kere okunmuş

Ben her gece şafaktan önce kapıdan uğruyorum yeryüzüne. Kah Tibet?te, kah Kahire?de, kah Venedik?te tanıyamadığım insanlar içinde, anlayamadığım diller içinde, her iklimde ve her kültürde, her mevsimde, her saniyemin başkentinde seni arıyorum Lotus çiçeğim…

Bana ?Körebe? de diyebilirsin ya da ?Kayıp kıtalarımın kent ozanı? de. Bana istersen ?Aşk? de yine ya da ?Ayrılığım!? de Lotus çiçeğim. Bana ne dersen de ama susma, pusulam sadece nefesindir bunu unutma?

Dün yine şafaktan önce, gönül intikalimin 301. kilometresinde, Lotus adımlarımın 301. günü ile birlikte sağa çektim bütün hayatımı ve yüreğimin kırık yelkovanını teklete teklete saat 17.52?ye kurdum hayallerimi. 11 Lotus 2009 tarihine, aşkın doğum gününe, rüyalarımın gözbebeğine, her saniyemin başkentine, beyaz Lotus çiçeğime, sana kurdum hayallerimi…

Gündüz rüyalarımın tek doğa harikasıydın sen ama şu ?Zaman? denen kurşuni tren bir hazan mevsimine getirdi beni ve peronda beni karşılayan sadece sensizliğimdi!

Bu sessizliğin, sensizliğimin virtüözü! Yekpare bir aşkın si bemol uvertürü, kah dorian, kah mixoldyian, kah lydian bir gam çalan ve şu ayrılık çanlarına vuran Lotus ellerin, bu müstakil dünyamın fırtınası, gök gürültüsü!

Şimdi kimin umurunda sesli mi sessiz mi bu harfler. Sensiz harflerim var benim, tomarla sensiz kelimelerim, mevsimlerden ?güz? ellerimde yığınla sensiz melodilerim var, birde yetim bıraktığın aşkın yetimhanesi olmuş yüreğim ve kalbimin ?Ağrı? dağlarında tek kişilik zelzelelerim ama canın sağ olsun senin beyaz Lotus çiçeğim?

Dünden sonra, söndürülen mumlardan sonra üzerime yıkılan gökkuşaklarımın altında, rengarenk enkazımda, ?Alpha? deltalarımda ve gramafonumun başucunda her biri çekilebilir bir acı gibi sensizliğimin jaluzileri! İki Lotus?un ellerini çözen 1. tekil enkazımda, şu yıkıntılarımın arasında tek yaşam izi A.Ş.K bundan sonra Lotus çiçeği…

Gardrobuma kaldırdım hayatı! Kundağım ile kefenimin arasında askıya aldım bu hayatı, onun üzerinde kokun vardı ve şimdi dilimde iki mısra var, mevsimlerden ?güz? ellerimde de bir gitar, acıyı öykündüğüm notalarımda da sadece sonbahar!

Hazandan bir kaftan giyen şu Eylül günleri

Ne idüğü belirsiz, ‘mealsiz’ bir güz mevsimi

Reharmonizasyon?a uğrayan bir ?ezgi? gibi

La?dan Lal’e dönüyor yüreğimin arpejleri

Ve tüm bunlar sana son sözüm gibi

Seni seviyorum beyaz Lotus Çiçeği

Alpha Blues ? B&B

Yine iki kelimeyi bir araya getiremedim, özür dilerim. Beni sonbahara ilikledin yine Lotus çiçeğim ama canın sağ olsun senin! Hazan?dan bir kaftan giyen şu Eylül günleri ile birlikte sümrüllerle, kumrularla aynı resimden bakıyorsun bana…

Belki de göz gezdiriyorsun mektuplarıma, can havliyle bitiştirdiğim mecalsiz paragraflarıma. Mealsiz ayrılışımıza belki de gözyaşı döküyorsun ama kıyamam ki ben sana. Biliyorsun sen sevgimi, sil gözlerini hadi, sil güz mevsimini?

 

B&B

18 Yanıt - “Sonbahar’a İliklenmek”

  1. YazMa 11 Eylül 2010 - 19:59 #

    yenildiğinde herşeyi unutturan lotus köküne ihtiyacım var…….

    • B&B 31 Mart 2011 - 23:48 #

      Tarihi geçmiş günlere dair, dünlere, yüreğe ve sevgiye dair unutulamayan her ne varsa unutmayalım ki sol yanımızda aşka dahil yaşamakta, aşk var oldukça!
      O Lotus kökü ise Kaf dağının doruğundaki konağında. Son Anka kuşu bile havalansa ulaşamaz o kadar uzaklara. Aşkta unutmak diye birşey yok yürek çarptıkça!

  2. YazMa 6 Temmuz 2011 - 18:10 #

    Kaf dağında yaşayan Anka kuşunun en sonu yok.o küllerinden yeniden doğarmış.
    Sevmek hayal kurmak kadar kolay bir bakıma fakat unutmak;kurduğun hayellerin gerçekleşmesi kadar zor aslında.

    • B&B 25 Temmuz 2011 - 14:05 #

      Sevgili YazMa, iki selvi yüreğin yazgısında aşk var olduktan sonra tornavida ile sıkıştırılmış bir nokta konamaz aşka…
      Şuracıkta, üzerime yıkılan gökkuşağının enkazında ‘Katlanmayan Mektuplar’ yazıyorum hala. İki selvi yüreğin arasında aşk viyadükler kurdukça, aşk bir bağlaç oldukça, bugün payıma küllah küllah gözyaşı düşüyor da olsa umut var olduktan sonra katlayamadığım mektuplarımın ardında hep üç nokta…

  3. YazMa 29 Temmuz 2011 - 19:20 #

    Sevgili B&B iki selvi yürek cümleniz bana ‘Selvi boylum al yazmalım’filminin yürek burkan son sahnesindeki gözyaşının karrşısındaki Sevgi Emekti sözüyle bitişini hatırlattı. Katlanmayan mektuplarınızdaki üç noktalar ise;Güneşin her sabah doğacağını biliyorsunuz,devamı var yarın mutlaka gelirim der gibi.Benim mektuplarım ıse balık oltası gibi ölüm aracı olan soru işaratleriyle bitiyor.Kaleminizi susturup,noktaları koyup perdeyi çektiniz.Alkış seslerini duyuyormusunuz?

    • B&B 5 Ağustos 2011 - 21:28 #

      Sevgili YazMa, bundan 633 gün önce saat 17.52′de Kasım yağmurları ile birlikte gökten iki alyans düşmüştü yeryüzüne, İstinyeli martıların şehrine, ölümsüz aşkların kentine…
      İçim dışım Boğaziçi mavisiydi o günlerde, aşk düşmüştü yüreğimize. Yüzümün güleç yörelerine, şu kelimelerimin bahçesine ve her saniyemin başkentine tebessüm çiçekleri ekmiştim, mutluluktan söz etmiştim…
      Bugün ise bir çığ gibi devriliyor cümlelerim, gözyaşlarımın heybesini taşıyor artık tüm kelimelerim. Ben hıçkıra hıçkıra ağlamasını öğrendim, susan kim………….

  4. Nihal 2 Ağustos 2011 - 02:47 #

    Keşke birinin Lotus Çiceği olup doğsam kalbine… Ama dediğim gibi sevginin en derinini yaşasan da bazen olmuyor ve başka sevdalara gidince de bitiyor. Senin sevdiğin sonsuz ya bu yüzden okumaya doyamıyorum. Sona gelen gözyaşı ve temizle demen… Cidden böyle sevda var mı dedirtiyor, imrenmiyorum sadece içimde kalsın istemiyorum. Sende bil ve sevginize uzakta da olsa yakında da olsa sahip çıkın…

    • B&B 5 Ağustos 2011 - 21:21 #

      Sahip çıkmaktan da öte A.N.T içtik biz sevgimize. Aşk üzerine ant sek içilir ve iki yürek dolusu sevgi içerir diye diye beyaz Lotus çiçeğim ile binbir ant içtim sonsuz sevgimize, birbirimize kavuşmak üzere…

  5. Dolunay 2 Ağustos 2011 - 19:59 #

    Her sevda yanılgıda,Her menzil bir ıskarta,Herkes bir yer açmış kendi uçurumuna,Yaşanırmı böyle şekilsiz,Böyle kimsesiz,Sessiz..

    • B&B 17 Ağustos 2011 - 22:27 #

      Yaşamın ritmi bazen Latin bazen Bossanova. Olur olmadık zamanlarda plaklarımız kırıldığında, kalbimiz sarsıldığında, yüreğimiz yandığında heybemizi yükleniriz sırtımıza ve vururuz kendimizi yollara, bozkırlardan bozkırlara, vadilerden kumsallara ya da gözyaşından gözyaşına. Hepimiz bir kelebek fotoğrafçısıyız aslında, yaşamın kadrajı altında…

  6. Nesrin 12 Ağustos 2011 - 18:50 #

    Kütle çekimindenmidir nedir Dolunay’ı nerede görsem bir gerginlik başlar.Sessiz çığlıkları duymuyormusunuz?

    • B&B 17 Ağustos 2011 - 22:43 #

      Mat bir mart akşamıydı, bedbaht bir mart akşamı, dolunay olup biten her şeye tanıklık eden bir spot ışığıydı. Sessiz çığlıklar ise nabzım kadar yakınımda patladı!
      Aşkın sessiz çığlıkları dipten ve derinden gelen bir şok dalgası ile sardı bütün dünyamı. Dış mihraplıydı ve bu gözyaşları sağanağı o günlerde başladı. Mat bir mart akşamı sessiz çığlıkların tufanı yaşandı. Gökkuşağı İspinozları tüm gözyaşlarımı Nisan yağmurları sanmıştı, bir bulutun gönül yarası, bir bulutun sırtında ki hançer sızısı sanmışlardı ama ağlayan bir insandı, bir candı, bir aşktı, bir Lotus sevdasıydı…
      Bugünde önlerden yer ayırttı gözyaşı. Şimdi gidip her damlayı bir bir ağırlamalı, ne de olsa bu gözyaşları ile senkronize sessiz çığlıkları bana bir mart yadigarı…

  7. Valaria 30 Kasım 2014 - 00:13 #

    Okudum mu daha önce hatırlayamıyorum,çok uzun zaman olmuş,ama şu ana kadar okuduğum en güzel blog yazın ..
    (Yeni bloglarında anlatmak istediklerin kodlu..anlaşılmıyor..ya da ben anlayamadım)

    • B&B 1 Aralık 2014 - 09:41 #

      O güzellikte yaşamın özünde mevcut diye, senkronize oldum hecelerin ritmine. Kriptosuz bir serüvende…

  8. Valaria 1 Aralık 2014 - 11:13 #

    : )
    Hayır bence her cümlen saklı,o yüzden anlaması güç!
    Ya da ben yeterince zeki değilim..

    • B&B 2 Ocak 2015 - 06:51 #

      Belki tez zamanda bir düzine albüm yaparım, yalınlaşırım! Melodik tomurcuklarımla anlamları anlaşılır kılarım?: )

  9. Valaria 6 Ocak 2015 - 17:08 #

    Umarım..

    • B&B 7 Ocak 2015 - 09:35 #

      Bir ses çıkartmak icap ediyorsa şu dünyacığa, ummak durumunda duygularımda. Fikrim ila tepem azıcık daha atarsa hayata, bir telecaster soluğuyla, penasız duygularımla açarım gain’imi yaşama!?

Yorum Bırakın