Yüreğime Şafak Sökerken

Giriş 06. Haz, 2010 by - Lotus'un Papirüsleri - 4.940 kere okunmuş

Karşı yönden gelen bir başka günün ilk saatleriydi. Üzerime üzerime gelen yine şu suratsız pazartesiydi! Gözünü üzerime diken yeni bir dilemma azazeliydi ve bir kum saati gibi akan gözyaşlarımız kaldığı yerden kalbin ritmine uygun adım yürüyen bir tekerlemeydi?

(Tik-tak-şıp) (Tik-tak-şıp) (Tik-tak-şıp) (Tik-tak-şıp)

Bize kafiye olsun diye değildi bu üçlemeler ya da yüreğimi viyola edip ağladığım tüm geceler. Sabahıma nakaratlanıyorken dünden heceler, fa?lamalarımı iki ayracın arasına gizlemeler marifet olsun diye değildi ki Lotus çiçeğim. Bir ?sus? verdin, bir ?es? verdin diye ?estim-sustum? ben!

Şimdide gözyaşlarım ile süslüyorum buraları yeniden ve parantezinden çıkan adam yürüyor yine cümlelerine doğru. Ayağım virgüllere takılır ya da aklım yeni bir soru işaretine, sırtıma ünlemler dayanır ya da tırnak işaretleri altında üzerime anlamlar yığılır diye korkmadan! Bir elimde külü soğumuş sigaram, diğerinde bir dogma kalem, başucumda çalıp duran bir gazel gibi konağımı saran bohem ile kahvemi karıştıran Büyükada?nın rüzgarı kesilmeden ve kendimi iki ayracın ayazında üşütmeden, çıkıyorum hadi bu parantezden, yürüyorum evveli halime, sapıyorum hadi bu paragraftan bir diğerine?

Şu kelimelerin kıymıkları batıyorken dilime ve boğazıma kılçıkları takılan cümleler ile kalbim uyaklanıyor bak bir güzel fünyelerini çekiyor yüreğim ve içimdeki liberalleri öldürüyor öznelerim. Şu hecelerim iki dudağımın ardındaki parmaklıklara hapsoluyor ve içimdeki mahpushanenin hücrelerine kalifiye gözyaşları doluyor ama parantezinden çıkan adam yürüyor yeni cümlelerine doğru ve sapıyorum hadi bu paragraftan yine sana doğru?

Suçumuz neydi Lotus çiçeğim? Ay ışığına yol açmak mıydı? Ya da gün ışığına tutunmak mı? Bir hamak bağlamak mı gökkuşağına? Ya da Faili ?meşhur? bir aşkın yaşayan maktulü olmak mı? İçimdeki sonsuzluğa adanan papirüslerimizi yazmak mıydı?

Yine birbirine dokunamayan iki yüce dağ zirvesi gibiyiz! Yine birbirine açılamayan iki denizin gelgitleriyiz. Sen ve ben, mavi ve beyaz, aziz ile azize ve şu Gazze şeridi gibi arada kalan yine aşk oluyor ikimize! Bırak aşk olsun bize Lotus?um yine bize aşk olsun! Aşk olsun?

Tam vaktinde gelen yeni bir günün ?Tan? merasimi ile yüreğime şafak sökerken güneşin güne ilk rapsodisi gibi Lotus?um bana yine bir ?günaydın? de yeniden hadi bana bir günaydın de Lotus?um günışığını yanına al gel yeniden hadi bana ?gözün aydın? de Lotus?um hadi bana ?kavuşuyoruz? de! Ay ışığına da yol açıp gel Lotus?um hadi bana ?iyi geceler? de yeniden hadi ?aşk bizi seviyor? de?

Bir denizatının sırtından hayata kement atıyor gibiyim ve de nerede düşeceğimi bu rodeoda kestiremez gibiyim. Lakin aşka düştük ya Lotus?um ötesine berisine hiç bakmıyorum. Methiye olsun diye değil, şunu ebedi ?yad? edeceğim ki Lotus?um seni çok seviyorum. Rüyalarımın gözbebeği, seni çok özlüyorum?

 

B&B

2 Yanıt - “Yüreğime Şafak Sökerken”

  1. FIRTINA 18 Haziran 2010 - 17:47 #

    Mavi ve Beyaz Lotus aşkların en güzelini en temizini yaşamışlar başka türlüsüde beklenemzdi. Üzerinde bir toz zerreciğini bile tutmayan evrenin ilk açan çiçeklerinden…Arınmamışlar senden uzak olsun sevgili B&B

    • B&B 7 Eylül 2010 - 20:45 #

      Bir Lotus adımı atmak, emek emek emeklemelerden geçtikten sonra kalbimin duvarlarını ve nefesimi tuta tuta sadece yüreğimde, müstakil bir evrende, gönlün istikametinde, yekpare bir dünyaya ‘aşka’ ayak basmak, Lotus aşkına! Şimdilerde üzerime yıkılan gökkuşaklarının altında…
      Buralar arınmamışlar için çok çok uzak bir coğrafya, izi bile sürülemeyecek kayıp bir kıta! Lakin ruhum, yüreğim ve düşlerim o gökkuşağının yıkıntılarında. Naif düşüncülerin için çok teşekkür ederim, temennilerimiz karşılıklı sevgili Fırtına…

Yorum Bırakın